Kavafis
Sen! Orada beni duyan tek bir kişi, kendinden tek bir şey bulduğunda, bu blog amacına ulaşmış demektir...
14 Ocak 2014 Salı
Zamansızlık
Hiç vaktin yok değil mi? Ne tam vapura binerken gözüne ilişen harika manzarayı seyretmeye, ne evdeki dolabın kulpunu tamir etmeye... Spor da yapamazsın vaktin yok çünkü! Anneni de arayamazsın hep yoğunluktan! Kitap okuyamazsın sızıp kalırsın... Hayatın küçük zevklerine de vaktin yok, bir çiçeği koklamaya örneğin.. Bir engelliye yardım etmeye, bir köpeği sevmeye. Sevemezsin ki ellerin kirlenir, ellerini yıkamaya vaktin yok! Ama 3 saat Yetenek Sizsiniz izlemeye vakit bulursun. Çünkü saate bakma ihtiyacın kalmaz 3 saat, beynin yıkanır, unutursun her şeyi!
12 Ocak 2014 Pazar
Karıncalar
Küçük karıncalar gibiyiz şu hayatta. Uğraşıyoruz, didiniyoruz, kendimizi paralıyoruz boyumuzdan büyük işleri sırtımızda taşımak için, çok uzun yol gittiğimizi sanıyoruz... Sonra bir bakıyoruz kat ettiğimiz mesafe aslında küçücük! Gayretimin karşılığı bu muydu diyoruz, isyan ediyoruz belki bazen. Sonra bir gün geliyor, bütün emeklerimiz anlam kazanıyor. O küçücük dediğimiz mesafe birden artıveriyor.
Aslında benden daha güzel anlatmış Stewe Jobs burda; mesele a noktasından b noktasına gidebilmek, ilerleyip hep gelişebilmek. Yoksa inişler ve çıkışlar hayatın olmazsa olmazı...
9 Ocak 2014 Perşembe
Oynar mısın benimle?
Dudağının kenarı da bekleyen bir gülüş olsam, aniden çıkagelsem ve kahkahaya dönüşsem. Gözlerindeki ışık olsam, kimsenin bilmediği bir kıvılcım... Yansak birlikte. Hayır o bıkkın ifade hiç olmasam, hep heyecan olsam. Hayatın kendisi olsam. Sevdiklerin, evin gibi olsam, huzurun olsam... Yaşama sevincin, hayata tutunuşun olsam... Limanın olsam, boğuşmaktan yorulduğun dalgaları bırakıp sığınsan durgun sularıma. Açık denizin olsam, boğulsak beraber. Gün doğumun, gün batışın olsam. Yaslanıp ağladığın, kendini koyverip güldüğün omuzun olsam.. Tek dostun olsam.
Her şeyin olsam, hiçbir şeyin olmasam.
8 Ocak 2014 Çarşamba
Hiçbirşey değişmiyor
Biz sadece değiştiğini düşünüyoruz. Herşey yerinde sayıyor. Yapmam dediğimiz, bir daha asla dediğimiz hep başımıza geliyor. Çünkü "BİZ" değişmiyoruz, sadece değişmeyi umuyoruz.
Ummaktır Yaşamak
Umut
Yaşamak ummaktır.
Yeşil yapraklar umar
şu beli bükülmüş agaç,
yelkenler rüzgar umar
bir kız tanırım, sarışın
sevgilisini esmer umar.
Aç karnına istiklal umar
Bombay'lı amale, Cava'lı topraksız,
Hamburg'lu ana ekmek umar,
Paris'li çocuk intikam
ben sulh umarım
Ramazan oglu Recep
kışlanın duvarına vermiş sırtını
memleketten mektup umar
ve her talim dönüşünde,
her nöbete çıkışında tezkere umar.
Ummaktır yaşamak.
Çık bu saatte evinden
kilitle odanın ve kalbinin kapılarını,
keder seni evde bulmasın,
pişmanlık geri dönsün kapından.
Vehimlerini azat et;
soyun hatıralarından,
tazelensin adımlarındaki kuvvet
dogacak günü yolda karşıla:
yeni umutlarla başlar yeni gün;
tahammül umuttan dogar.
Zaman bizim dostumuzdur, unutma
en az HÜRRİYET kadar.
Ummaktır yaşamak.
İbret al, ders al geceden
çevir başını gökyüzüne
yıldızlara bak.
Güneşli sabahların umududur yıldızlar.
Bir vedalık hükmü var hayatın,
ölümün vakti saati sorulmaz.
Serçe kuşu gibidir umut,
dal yorulur, serçe yorulmaz.
Yeşil yapraklar umar
şu beli bükülmüş agaç,
yelkenler rüzgar umar
bir kız tanırım, sarışın
sevgilisini esmer umar.
Aç karnına istiklal umar
Bombay'lı amale, Cava'lı topraksız,
Hamburg'lu ana ekmek umar,
Paris'li çocuk intikam
ben sulh umarım
Ramazan oglu Recep
kışlanın duvarına vermiş sırtını
memleketten mektup umar
ve her talim dönüşünde,
her nöbete çıkışında tezkere umar.
Ummaktır yaşamak.
Çık bu saatte evinden
kilitle odanın ve kalbinin kapılarını,
keder seni evde bulmasın,
pişmanlık geri dönsün kapından.
Vehimlerini azat et;
soyun hatıralarından,
tazelensin adımlarındaki kuvvet
dogacak günü yolda karşıla:
yeni umutlarla başlar yeni gün;
tahammül umuttan dogar.
Zaman bizim dostumuzdur, unutma
en az HÜRRİYET kadar.
Ummaktır yaşamak.
İbret al, ders al geceden
çevir başını gökyüzüne
yıldızlara bak.
Güneşli sabahların umududur yıldızlar.
Bir vedalık hükmü var hayatın,
ölümün vakti saati sorulmaz.
Serçe kuşu gibidir umut,
dal yorulur, serçe yorulmaz.
Suat Taşer
7 Ocak 2014 Salı
Kitapsız Kalmak
Neredeyse okumaya başladığımdan beri kitaplara aşığım. Bazıları beni alıp bilmediğim dünyalara götürüyor. Bazılarını bir şeyler öğrenmek için, bazılarını çıtır çerez diye okuyorum. Çıtır çerezler genelde bestseller oluyor. Böyle okuduğum son kitap Pucca'nındı. Çok eğlendim.
Hepsini aynı keyifle ve hevesle okuyorum diyemem ama hiç bir kitabı bırakmamakla övünüyorum. (Sophie'nin Dünyası hariç) Kitap okumanın en sevmediğim yanı çok heyecanlı, bir solukta okuduğun kitabın çat diye bitmesi. O bitiş ve boşluk çok kötü.. Bu akşam yaşayacağım ne yazık ki. Hem ne olacağını deli gibi merak edip hem de bitirmekten korkmak da acayip bir ikilem. Bu akşam "Kayıp Sembol" bitiyor. Seviyorum "Dan Brown"u.
Etiketler:
dan brown,
kayıp sembol,
kitap okumak,
Kitaplar,
pucca
6 Ocak 2014 Pazartesi
Kayıp Sembol'den Küçük Bir Alıntı
"Zamanın başlangıcından bu yana cahiller daima sesini en fazla duyuranlar, masum kitleleri sürükleyerek kendi arzularını zorla yaptıranlar olmuşlardı. Dünyevi arzularını, anlamadıkları Kutsal Kitap'a atıfta bulunarak haklı göstermeye çalışmışlardı. Hoşgörüsüzlüklerini inançlarının kanıtı olarak kabul etmişlerdi. Bunca yıldan sonra insanoğlu sonunda, bir zamanlar İsa hakkındaki güzel şeylerin tümünü yok etmeyi başarmıştı."
Dan Brown - Kayıp Sembol syf.346
Size de tanıdık gelmedi mi?

Fotoğraf: cody-thomas.com
Dan Brown - Kayıp Sembol syf.346
Size de tanıdık gelmedi mi?
Fotoğraf: cody-thomas.com
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




