2 Şubat 2009 Pazartesi

Farkına Varmak...

Silinirken tüm anılar birer birer belleklerden,yitirilip gidenlerin farkına bile varmıyoruz.
Nedir giden? Nedir kalan? Topladıkça eksiliyoruz. Hırslarımızdan,yalnızlığımızdan, kalabalıklığımızdan arta kalanlarla yaşıyoruz.Tortusu olmayan, demi olmayan bir hayat bu. Sadece o "an" ve "akıp giden zaman" var. Oysa zaman akmıyor, durduğu yerde duruyor. Bizler onu bölüp paramparça etmişiz.Saatlere,aylara,yıllara... Yeter ki unutalım kim olduğumuzu, ne olduğumuzu.. Unutalım yeter ki, gerisi kaça bölünürse bölünsün! Bizim için önemli değil, çünkü hepsi birbirini kovalıyor.
Şimdi ben bunları düşünmezdim ya; başımı kaldırıp gökyüzüne bakmasaydım.. Kaldırdım başımı ve baktım gökyüzüne, her şey yerli yerinde. Dinginliği, huzuru özlediğimin farkına vardım. Sonra başka bir gözle baktım etrafıma ve birkaç yerdeki birkaç köpek ilişti gözüme. Bir kısmı tepenin üstüne yayılmış tembel tembel etrafı seyrediyordu. Başka yerde birkaç köpek birbiriyle oynuyordu, bambaşka bir yerde evde sahibi köpeğine yemek veriyordu.. Birbirlerinden habersiz hepsi benim baktığım karede yer alıyordu. Aynı karede ben olsam da olmasam da zaman burada böyle akıyordu. Bende onlar gibi yaşamak istedim; huzurlu ve dingin ve hiç kimseye aldırmadan!